13 Haziran 2019 ,Perşembe
Home Buradasınız/ GÜNCEL

GÜNCEL

Sefer tası ile “Bir Kap, Bir Kalp” projesi

Erzincan’da Beşir Derneği tarafından başlatılan “Bir Kap, Bir Kalp” projesine, vatandaşlar sefer taslarına koydukları iftarlıklarla destek veriyor. Beşir Derneği Erzincan Temsilciliği tarafından yürütülen Bir kap bir kalp projesi kapsamında ailelerden yemek alıp ihtiyaç sahiplerine ulaştıran Dernek Temsilcileri, günde 40 sefer tası yemek ile toplamda 160 sefer tası yemeği ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı. Beşir Derneği Erzincan Temsilciliği tarafından konu hakkında yapılan açıklamada Dernek gönüllüleri olarak bizler, yardımsever vatandaşlarımızla ihtiyaç sahibi kişiler arasında köprü görevi görüyoruz. ‘Bir kap, bir kalp’ projesini Ramazan ayına özel olarak gerçekleştiriyoruz. Yardımsever aileler kendileri için hazırladıkları iftarlık yemeklerden sefer tası ile bize getiriyorlar, bizler de ihtiyaç sahibi kişilere ulaştırıyoruz. Günde 40 sefer tası yemek ile toplamda 160 sefer tası yemeği ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık, ayrıca yemek yapamayan ailelerden yemek parası alarak bir lokantayla anlaşıp yaklaşık 20 aileye hazır yemek götürdük. Bu çalışmalar önce yemek verenlerin adres ve isimleri belirlendi daha sonra ihtiyaç sahipleri belirlenerek telefonla bilgilendirme yapıldı. Kimler ne zaman yemek verecek kimlere o gün yemek gidecek tespitleri yapıldı. 4 dağıtım ekibi oluşturuldu ve dağıtım bu ekipler üzerinden yapıldı diye açıklamada bulundular.

Devamını Oku...

176 BİN HEKTAR ALAN TOPLULAŞTIRILACAK

Türkiye genelinde tarla içi geliştirme ve toplulaştırma çalışmalarının devam ettiğini açıklayan DSİ Genel Müdürü Mevlüt Aydın, Erzurum, Erzincan ve Ağrı illerinde yürütülen çalışmalar hakkında açıklamada bulundu. Türkiye genelinde tarla içi geliştirme ve toplulaştırma çalışmalarının devam ettiğini açıklayan Mevlüt Aydın, Erzincan’da 176 bin hektar alanda sürdürülen arazi toplulaştırmalarının 2021 yılı sonuna kadar toplulaştırılmasının hedeflendiği söyledi. Dünya nüfusunun hızla artmasına rağmen tarım yapılabilecek alanları artırma imkânı bulunmamaktadır. Bu sebeple sınırlı sayılabilecek mevcut tarım topraklarından daha fazla verim alınmasını sağlayacak yol ve yöntemlerin bulunması gerekmektedir. Bu yöntemlerden birisi ve en önemlisi dağınık, çok parçalı ve tarımsal altyapısı eksik olan parsellerin arazi toplulaştırma çalışmalarıyla yeniden düzenlenmesi ve kullanılmayan alanların tarıma kazandırılmasıdır. Çeşitli nedenlerle ekonomik olarak tarımsal faaliyetleri yapmaya imkân vermeyecek biçimde parçalanmış, dağılmış, bozuk şekilli parsellerin modern tarım işletmeciliği esaslarına göre ve sulama hizmetlerinin geliştirilmesi için en uygun biçimde birleştirilmesi, şekillendirilmesi ve yeniden düzenlenmesi işlemine “Arazi Toplulaştırması” denilmektedir. Arazi toplulaştırma çalışmalarının amacı; Tarım işletmelerinin sahip oldukları küçük, parçalı ve dağınık arazileri modern tarım işletmeciliğine göre yeniden düzenleyerek, daha az zaman, iş gücü ve sermaye kullanımı sağlamak, üretim faktörlerinden en iyi biçimde yararlanarak tarımsal üretimi ve tarım işletmelerinin verimliliğini artırmak ve kırsal kesimdeki nüfusun hayat standartlarını yükseltmektir. Erzurum’da 9373 hektar Arazi Toplulaştırıldı Aydın, ‘Erzurum’da 83961 hektar alanda sürdürülen arazi toplulaştırma çalışmalarında bu zamana kadar 9373 hektar alanda tapu tescil işlemleri tamamlanmıştır. Devam eden çalışmalarla 7458 8 hektar alanın daha 2020 yılı sonuna kadar toplulaştırılması hedeflenmektedir. Ağrı’da 5364 hektar Arazi Toplulaştırıldı Ağrı’da 62835 hektar alanda sürdürülen arazi toplulaştırma çalışmalarında bu zaman kadar 5364 hektar alanda tapu tescil işlemleri tamamlanmıştı. Devam eden çalışmalarla 57471 hektar alanın daha 2020 yılı sonuna kadar toplulaştırılması hedeflenmektedir. ‘dedi. Sulama Yatırım Maliyetlerinden Tasarruf Sağlanacak Sulama projelerinde, kamulaştırmaya ve arazilerin parçalanmasına mani olmak için, kanalların ve yolların planlanması ve uygulaması, parsel sınırlarına bağlı kalmaktadır. Yani arazi sınırlarından geçirilmektedir. Parseller küçük, şekilleri düzensiz olduğundan kanal boyları gereğinden fazla uzamakta, bu da tesis maliyetini yükseltmekte olduğunu belirten Genel Müdür Aydın, ‘Sulama projeleri arazi toplulaştırmasına bağlı olarak uygulandığı takdirde ise; parsel sınırlarına bağlı kalmadan en ekonomik şekilde, sulama, yol ve tahliye planlaması yapıldığından, yatırım maliyetlerinde tasarruf sağlanmaktadır. Diğer taraftan arazi toplulaştırma projeleri ile kamulaştırma maliyetleri %90 oranında azalmaktadır. ‘dedi. Arazi Toplulaştırması Modern Sulama Metotlarının Uygulanmasını Kolaylaştırır Arazi toplulaştırma çalışmalarının ekonomik tarımın yapılmasını engelleyecek, toprak koruma ve sulama tedbirlerinin alınmasını güçleştirecek derecede parçalanmış, dağılmış parselleri bir araya getirerek, çiftçinin yaşam düzeyini yükseltecek teknik, ekonomik ve sosyal tedbirleri almayı sağlayacağını ifade eden Genel Müdür Aydın,’ Arazi toplulaştırması ile parseller büyür, tarım teknikleri ve sulama metotlarının uygulanması kolaylaşır. Parsel sayısı azalır. Parsel büyüklüğü artar. Düzenli ve ideal parsel şekilleri oluşturulur. Her parsel yola ve kanala kavuşur. İşletme merkezi ile parseller arasındaki mesafeler azalır, ulaşımdan dolayı meydana gelen kayıplar azalır, yakıt tasarrufu sağlanır. Zirai mücadele ve gübreleme kolaylaşır. Sulama oranı ve randımanı artar. Arazi maliklerine kamulaştırma bedelleri yerine arazi verilerek, toprağından kopması önlenmektedir. Sağlanan katma değerden dolayı arazi değeri en az iki kat artmaktadır. ”dedi. DSİ Genel Müdürü Mevlüt Aydın, ‘Son olarak bu projelerin yapılmasında en büyük destekçimiz Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Dr. Bekir Pakdemirli’ye şükranlarımı sunuyor, emeği geçenlere teşekkür ediyorum. ‘dedi.

Devamını Oku...

“27 Mayıs Darbesi, insanlığa ve vicdanlara yönelik yapılan büyük bir ihanettir”

AK Parti İl Başkanlığı, 17 Eylül 1961 tarihinde Adnan Menderes’in idam edilmesi ve 27 Mayıs Darbesi dolayısıyla basın açıklamasında bulundu. AK Parti Gençlik Kolları İnsan Hakları Birim Başkanı Abdülkadir Demir tarafından yapılan açıklamada; “Türk milletini tepeden dizayn etmeye çalışan toplum mühendisliğinin temelleri, Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilen ilk darbe olma özelliğini taşıyan 27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi ile atılmıştır. Vesayet ve statükonun hüküm sürdüğü bir anlayışla gerçekleştirilen 27 Mayıs Darbesi, milli iradeden kopan bir zihniyetin ürünü olarak; Demokrasiye, insanlığa ve vicdanlara yönelik büyük bir ihanettir. Seçilmiş bir başbakanın idama mahkum edilmesiyle demokrasi tarihimizde silinmez bir leke oluşturan 27 Mayıs Darbesi, ilerleyen süreçte askeri otoriteye, milli iradeyi silah zoruyla tahakküm altına alma imkanının kapılarını da açmıştır. Dönemin tek partili CHP yönetimine karşı rekor bir oyla iktidara gelen Adnan Menderes ve yol arkadaşları, kısa zamanda gerçekleştirdikleri projelerle Türkiye’ye çağ atlatmıştır. Milli ve manevi değerlerimizi Anadolu topraklarından silmeye çalışan tek parti CHP’sinin antidemokratik uygulamalarını izale eden merhum Menderes, özellikle din ve vicdan özgürlüğü adına atığı adımlarla milletimizin gönlünde taht kurmuştur. Tek parti rejiminin en büyük ayıplarından olan Türkçe ezanı özüne döndürerek, Anadolu’nun dağında taşında, havasında suyunda Ezan-ı Muhammedi’nin tekrar yankılanmasını sağlamıştır. Tek partili hayattan kalma sorunlara çözüm getiren Menderes’in halkla kurduğu sıkı bağdan rahatsız olanlar yalan ve iftiralarla algı oluşturarak darbeye zemin hazırlamıştır. Milletin iradesini hiçe sayan cuntacı zihniyet, demokratik yönetime antidemokratik yöntemlerle el koyarak seçilmiş yöneticileri tutuklamış ve Yassıada’da hukuk dışı yargılamaların ardından darağacına göndermiştir. Mahkeme Başkanı Salim Başol’un, “Sizleri buraya tıkan irade böyle istiyor” sözleri hukuksuz yargılamaların apaçık yaşandığı bu dönemleri tarihe kara bir sayfa olarak işlemiştir. Üzerinden yarım asrı aşkın bir süre geçmesine rağmen 27 Mayıs Darbesi’nin benzer senaryosu 15 Temmuz hain darbe girişiminde tekrar karşımıza çıkarılsa da milletimiz vakur duruşuyla bu kez bu oyuna izin vermemiştir. 2016 yılında gerçekleştirilen 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı sokağa çıkan milletimizin önemli bir kısmında bu hadise zuhur etmiş ve necip milletimiz bir daha darbelere geçit vermemek için meydanlara dökülmüştür. O zor gecede genç bir annenin; “Babam Menderes için ağladı, ben Turgut Özal için ağladım, çocuklarımın Recep Tayyip Erdoğan için ağlamasına izin vermeyeceğim!” demesi bu toplumsal tecrübenin açık bir örneğidir. “Siper et göğsünü dursun bu hayâsızca akın” dizelerini yaşatırcasına hain darbe girişimine karşı göğsünü siper eden milletimiz, eski Türkiye’de; koalisyonlara yenik düşen, istikrar sağlayamayan, milletin devlet için olduğu dönemleri kapatmıştır. Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, AK Parti ile birlikte demokrasi düşmanı şer odaklarına milli iradenin gücüyle en sert cevabı vermiştir. Demokrasimizin ve özgürlüklerimizin daim olması adına başta Adnan Menderes ile Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan olmak üzere tüm demokrasi şehitlerimizi ve onları şehit eden demokrasi düşmanlarını unutmadık, unutmayacağız. 27 Mayısların, 12 Eylüllerin, 28 Şubatların, 15 Temmuzların bir daha asla yaşanmamasını temenni ediyor ve darbe dönemlerinde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle, minnetle anıyoruz” ifadelerine yer verildi.

Devamını Oku...

Aktürk, Erzincan Lisesi Öğrencileriyle Karıyer Söyleşi Programında Biraraya Geldi

Erzincan Baro Başkanı Av. Adem Aktürk; Erzincan Lisesi öğrencileri ile kariyer söyleşi programında bir araya geldi. Söyleşi programında konuşan Baro Başkanı Av. Adem Aktürk; “Mezunu ve mensubu olmaktan gurur duyduğum, bir asırdır eğitim veren Erzincan Lisesinde olmak, geçmişi yaşamak ve öğrenci arkadaşlarımla birayaya gelmek benim için çok mutluluk verici, Biz avukatız, bir gün herkese gerekiriz biz; hukukun üstünlüğü, adaletin tecellisi için onurlu bir mücadele gerçekleştiriyoruz, iyi ki avukatız, diyerek sözlerime başlamak istiyorum. Türk Milletinin yargıdaki temsilcisi avukatlardır. Hak arama özgürlüğünün, savunma hakkının ve hukuk devletinin en temel güvencesi avukattır. Hakkın savunucusu, halkın sesiyiz bizler; topluma yön veren, mazlumun yanında olan, onurlu ve itibarlı bir mesleğin mensuplarıyız. Hukukçu olmak ayrıcalıktır. Gençlerle bu keyifli söyleşi de olmamızı sağlayan okul idaresine, katılımlarından dolayı tüm öğretmenlerimize ve sevgili öğrencilerimize teşekkür ederim.” Dedi. Neden hukuk fakültesi tercihi yapmalılar, okulu bitirince iş imkanları, hukukçu olmanın ayrıcalıkları; avukatlık mesleği, Baromuzun faaliyetleri ve öğrencilik anılarımızdan bahsederek öğrencilerin güncel konularla ile alakalı sorularını yanıtladık. Her zaman çocuklarımızın yanında olacağız. Aydınlık geleceğimiz, yarınlarımız olan gençlerimizi aydınlatmak en önemli vazifelerimizden birisidir. Eğitime ve sosyal projelere katkılarımız sürecektir. Okulumuzla işbirliği halindeyiz, öğrencilerimiz için neler yapabiliriz, değerlendireceğiz.

Devamını Oku...

Karatepe’den Şehit Aileleri Derneğine Ziyaret

Erzincan Şehit Aileleri Koruma Derneğini ziyaret eden Ülkü Ocakları Erzincan İl Başkanı Vasfi Karatepe, Birliğimizin ve bölünmez bütünlüğümüzün en büyük kanıtı bu topraklar için canını feda eden şehitlerimizdir” dedi. Ülkü Ocakları Erzincan İl başkanı Vasfi Karatepe ve yönetimi Şehit aileleri koruma derneğine Abdulkadir Zengin’in başkan seçilmesi nedeniyle Erzincan Şehit Aileleri Koruma Derneğini ziyaret ettiler. Şanlı tarihi sayısız kahramanlıklarla dolu Türk milletinin birlik ve bölünmez bütünlüğünün en büyük kanıtı, bu topraklar için canını feda eden şehitler olduğunu belirten Ülkü Ocakları Erzincan İl başkanı Vasfi Karatepe; ” Türk Milleti, tarih boyunca verdiği var olma mücadelesinden her zaman başarı ile çıkmıştır. Bu başarının yegâne sahibi vatanseverliğiyle gurur duyduğumuz gazi ve şehitlerimizdir dedi. Türk milletinin tarihinin sayısız kahramanlıklarla dolu olduğunu belirten Karatepe, “Bu kahramanlıkların en müstesna kanıtı ise aziz şehitlerimizdir. Kutsal vatan toprakları için seve seve canını veren Aziz Şehitlerimiz, ulusal bütünlüğümüzün en önemli göstergesidir. Vatanımızı kanları, canları pahasına koruyan, onurumuzu, bağımsızlığımızı tehdit eden, birlik ve bütünlüğümüze kasteden her türlü kalkışmaya karşı çıkıp bu uğurda canını feda eden tüm Şehitlerimize minnet borcumuz ömür boyu ödenmez. Şehitlerimize sahip çıkmak ve onları anmak en kutsi görevlerimiz arasındadır. Vatanı ve bayrağı için şehit olan, bugün bizlerin bağımsız bir ülkede yaşamamızı sağlayan, tüm şehitlerimizi minnetle anıyor Cenabı Allah’tan rahmet diliyorum” ifadesini kullandı. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti belirterek teşekkürlerini ileten Erzincan Şehit Aileleri Koruma Dermek Başkanı Abdulkadir Zengin,” Allah Razı olsun Ülkü Ocakları başkanımız ve yönetimi bizleri ziyarete geldiler. Zaten sık, sık arıyorlar bizlere her zaman destek oluyorlar” dedi.

Devamını Oku...

EL EMEĞİ GÖZ NURU ESERLER SERGİLENDİ

Erzincan Halk Eğitimi Merkezi ve ASO Müdürlüğü kursiyerlerinin 2018-2019 Eğitim Öğretim Yılı içerisinde hazırladıkları el emeği göz nuru eserlerini İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün Fuaye salonunda sergilediler. Yapılan Sergi açılışı Programına Erzincan Valisi Ali Arslantaş’ın eşi Hatice Arslantaş, 3.Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Serdar Savaş’ın eşi Nesrin Savaş, İl Milli Eğitim Müdürü Aziz Gün, Milli Eğitim Şube Müdürleri, Okul Müdürleri, Sendika İl Temsilcileri, İl Protokolü ve eşleri, kursiyerler ve çok sayıda vatandaş katıldı. 24 BİN 369 KURSİYER Yapılan sergi açılışı ile ilgili bir açıklama yapan İl Milli Eğitim Müdürü Aziz Gün, Erzincan Halk Eğitim Merkezimizin 1 Eylül 2018 tarihinden bu güne kadar yapmış olduğu çalışmalarda gerek okuma yazma kursları, gerek meslek edinme kursları gerekse genel kurslarda toplamda merkez ilçede 720 kurs açtık. Bu 720 kursa toplam 18 bin 108 kursiyerimiz katıldı. 18 bin 18 kursiyer azımsanmayacak bir oran. Aslında Milli Eğitim Bakanlığımız Hak Eğitimler vasıtasıyla hayat boyu öğrenme düsturu içerisinde 7’den 70’e herkesin öğrenmeyi mutlaka kalıcı hale getirmesi hususunda yapmış olduğu çalışmaları ciddi bir şekilde önemsiyor. Bizde bunu önemsiyoruz. 1 Eylül 2018 tarihinden bu güne kadar ile genelinde ise toplam bin 23 kursumuz açıldı. Bu bin 23 kursumuza 24 bin 369 kursiyerimiz ile genelinde katılım sağlandığını söyledi. ALIN VE AKIL TERİNİN AKITILDI Milli Eğitim Müdürü Gün, konuşmasını şöyle sürdürdü; Öğrenme sözcüğünü açacak olursak bir şeyi bilmek, bir şeyi bellemek manasına geldiği için bu bilme zaman ile sınırlı değil hayat boyu öğrenmesi lazım olan manasına gelmektedir. Bugün örgün eğitimde okullarımızda başladığımız zaman bir bilgiyi bitene kadar o bilgide çok değişiklikler olduğuna şahitlik ediyoruz. O zaman hayatta çok şey değiştiğinin farkına varabilmek bizim için çok önemli. Özellikle sürekli kendimizi yenilememiz açısında Peygamber efendimizin ‘Beşikten mezra kadar ilim tahsil ediniz’ bu ne demektir. Sürekli öğrenmeyi, hayat boyu öğrenmeyi bize tavsiye etmekte. Bu meyanda özellikle Halk Eğitim Merkezimiz içerisinde, mahallelerimizde, köylerimizde açmış olduğumuz bu kursa gelen kursiyerler aynı zaman da sosyal çevre edinmeleri, yeni şeyler edinmeleri, sosyal ve psikolojik yönden rahatlamaları, dört duvar arasından çıkmaları, farklı sosyal çevrelerle farklı etkinliklerde bir araya gelmeleri, yeni şeyler öğrenmenin hazzına varmaları bunlar çok önemli. Aslında öğrenme şenlikleri ile ilgili olarak yapılan bu çalışmaların bizatihi nasıl uygulandığı, neler yapıldığı, hangi aşamadan geçildiği bunları burada görebiliyoruz ama bunların bu güne gelmesi ile ilgili olarak yapılan çalışmalar el emeği göz nuru emeğin ne kadar önemli ne kadar kutsal olduğunu, ne kadar bu güzel çalışmaların arkasında ne gibi farklı çalışmaların, zorlukların, emeğin göz nurunun, alın ve akıl terinin akıtıldığının görme açısından öğrenme şenliklerinde sergiliyoruz dedi. Açılışı yapılan sergi davetliler tarafından gezilerek yetkililerden bilgi alınırken, sergi 22-25 Mayıs 2019 tarihlerinde İl Kültür Müdürlüğü Sergi Salonunda gezilebilecektir.

Devamını Oku...

Erzincan’ın En Özel Aşçıları

Erzincan Sümer Özel Meslek Eğitim Okulu tarafından hazırlanan ‘Özel Aşçılar’ projesi kapsamında hafif mental rahatsızlığı bulunan 10 öğrenci İngiltere’nin Dudley şehrinde aşçılık alanında mesleki eğitim aldılar. Öğrenciler aldıkları eğitimlerde kendileri yemek yapmayı öğrenirken İngiltere’de de Türk yemeklerini tanıttılar. Erzincan’da Sümer Özel Meslek Eğitim Okulu tarafından hazırlanan ‘Özel Aşçılar’ adlı proje ile öğrenciler İngiltere’de mesleki eğitim aldı. Okulda eğitim gören 10 öğrenci İngiltere’nin Dudley kentinde aşçılık alanında mesleki eğitim alarak bu alanda yetkinliklerini artırdılar. Öğrencilere kurs süresince 1 öğretmen 1 idareci refakat etti. Proje okulda eğitim görmekte olan 10 öğrencinin İngiltere’nin Dudley kentinde aşçılık alanında mesleki eğitim almaları ve bu alanda yetkinliklerini artırmaları genel amacıyla hazırlandı. Projede ayrıca hafif mental engeli bulunan öğrencilerin iş hayatını daha yakından tanımaları, çalışma hayatı ile ilgili temel yasal haklarını kavramaları, kendi yeteneklerine uygun mesleği seçebilme becerisi kazanmaları, çalışma hayatı için gerekli olan iletişim becerilerini kazanmaları ve çevreleriyle etkili iletişim kurabilmeleri, planlı çalışma alışkanlığı kazanmaları, araç gereçleri ekonomik ve işlevsel kullanma becerisini kazanmaları, temizlik ve düzen becerileri kazanmaları, iş yerinde iş ahlakı kurallarına uygun davranışlar geliştirmeleri, çalışma ortamında iş güvenliği kurallarını uygulayabilmeleri, toplumsal yaşama ve iş yaşamına uyum sağlayabilmeleri amaçlandı. Öğretmen: “Burada öğrencilerimiz ile birlikte yemek uygulamaları yapıyoruz. Aşçılık uygulamaları yapıyoruz. Sütlacından kekine, bazen hamur işleri yapıyoruz. Ayrıca İngiltere’de öğrencilerimiz 3 hafta bir eğitim gördüler. Aşçılık üzerine. Burada öğrencilerimiz yine aynı kek tarzı, kurabiye tarzı şeyler yaptık. Hamur işleri ile uğraştılar. Burada bayağı bir deneyimleri oldu. / Bu çalışmalar öğrencilerimize günlük hayatlarında kendilerine yetebilme durumları için çok önemli bir yere sahip oluyor. Evlerine gittikleri zaman bazen söylüyorlar. Mesela şu uygulamayı yaptın. Şu hamur işini yaptım. Burada öğrendiğim şeyi yaptım diyiyorlar. Buda bizi mutlu ediyor” dedi. Okul Müdürü Yunus Kabil: “Sümer Özel Meslek Eğitim merkezi öğrencilerimiz için geçen yıl ulusal ajanstan bir proje yapmıştık. Onları götürmüştük İngiltere’ye ağaç işleri ile ilgili. Bir yıl sonra tekrar bir proje uyguladık çocuklarımızla. 10 tane öğrencimizi Özel Aşçılar projesi kapsamında İngiltere’ye götürdük. Orada staj yaptılar çocuklarımız. Tabii ne kazandırdık çocuklarımıza? En başta bizim Türk yemek kültürünü İngilizlere gösterdiler. Orada biraz o konuların zayıf olduğunu gördük. Çocuklarımız orada pasta yaptılar. Börek yaptılar. Adana yaptılar. Izgara yaptılar. Onlara gösterdiler. Onlardan da tabii bazı çalışmalar aldılar. Öğrencilerimizin burada en büyük kazançları nedir? Ailelerine yarın öbürsü gün bağlı kalmadan kendi başlarına yemek hazırlamak, düzenlemek, bunu kazandırmayı amaçlıyoruz. Çalışmalarımız bu yönde devam ediyor. Yeni bir projemiz var bizim yurt dışı için. Biz daha önce öğretmenlerimize yapıyorduk bu projelerimizi. Yaklaşık 5 tane proje yaptık. Öğretmenlerimizi götürdük. Yurtdışına çeşitli ülkelere. Çalışmalarımızı yaptık. Öğretmen arkadaşlarımız orada gördüklerini burada uyguladılar. Şimdi son iki yıldır da öğrencilerimizin üzerine çalışmaya başladık. Öğrenci odaklı projeler yapıyoruz. Az önce dediğim gibi bir kısım öğrencilerimiz Türkiye’de ilk özel eğitim öğrencilerini biz Erzincan Sümer Özel Meslek Eğitim Okulu olarak İngiltere’ye götürdük. Hatta ilk yurt dışına biz açtık özel eğitim öğrencilerini. Geçen sene de 10 tane öğrencimizi götürmüştük. Ağaç işleri ile ilgili orada atölye çalışması yaptılar. Staj yaptılar. Baktık güzel yüne bu sene hazırladık. Bu sene de özel aşçılarımızı götürdük. Bu çocuklarımız hep beraber İngiltere’ye gitmişlerdi. 3 hafta kaldılar. Çok güzelde çalışmalar yaptılar. Çok güzel kazanımlar elde ettiler. Her açıdan. Bizim burada az önce dediğim gibi yemeklerimizi yaptığımız pastalarımızı, keklerimizi, adanamızı, ızgaramızı İngilizlere gösterdiler. Onlarda çok değişik geldi onlara güzel bir çalışma oldu. Çalışmalarımıza devam ediyoruz. Yeni projemizi yine hazırladık. Oda inşallah çıkarsa oda kat hizmetleri ile ilgili Sümer Özel Meslek Eğitim öğrencilerimizin bu otellerde ki veya yardımcı hizmet dediğimiz kat hizmetleri ile ilgili bir proje hazırladık. İnşallah çıkarsa yine öğrencilerimizi götüreceğiz. Bundan sonra öğrenci odaklı yurt dışı çalışmalarımız devam ediyor” dedi. Öğrenciler: “İngiltere’de yaptığımız yemeklerimizi gösterdik. Aşçılığımızı hocalarımıza gösterdik. Yaptığımız yemeklerimizi hocalarımıza gösterdik” , “Ettir, salatadır, böyle çeşitli çeşitli yemekler yaptık” , “Burada kek yaptık. Pasta yapıyoruz. Kurabiye yapıyoruz. Kiremit salatası yapıyoruz. Hazır çorba yapıyoruz. Makarna haşlaması yapıyoruz. Yaş pasta yapıyoruz. Yufkadan börekler yapıyoruz. Kıymalı börekler yapıyoruz” dediler.

Devamını Oku...

Erzincan’da Mera Islah Projelerine Ağırlık Veriliyor

Erzincan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, il genelindeki mera ıslah çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. 430 bin hektar mera alanının bulunduğu Erzincan’da mera ıslah çalışmalarına ağırlık veriliyor. Meradaki toprağa zararlı ve bitki gelişimini olumsuz yönde etkileyen taban suyu seviyesini bitki kök bölgesinin altında kontrolde tutulması amacı ile Erzincan İli Merkez İlçesinde bulunan Mahmutlu Köyü, Yalınca Köyü, Değirmenköy Köyü ile Erzincan İli Üzümlü İlçesinde bulunan Karakaya Köyünde mera ıslah çalışmaları titizlikle sürdürüyor. Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürü Murat Şahin yaptığı açıklamada; “Mera alanlarımızın daha verimli hale getirilerek üreticilerimizin daha karlı bir hayvancılık yapabilmelerini sağlamak gerekir. Hayvancılığımızın en önemli sorunu kaliteli kaba yem açığıdır. Kaliteli kaba yemin en ucuz olarak temin edildiği yerler çayır, mera, yayla ve kışlaklardır” dedi. İl Müdürü Şahin, ayrıca mera, yaylak ve kışlakların bakım ve ıslahlarının yapılarak verimliliklerinin artırılması, Korunması ve yem bitkileri ekilişlerinin artırılarak kaliteli kaba yem açığının giderilmesi gerektiği, Uygulanan mera ıslah projeleri ile mevcut meralarımızın otlatma kapasitelerinin artırılacağı bu Projenin çok isabetli ve başarılı olduğunu, çiftçilerin projeye sahip çıkmasını ve hayvancılığa daha fazla önem verilmesi gerektiğini belirterek emeği geçen herkese ve Çayır Mera ve Yem Bitkileri Şube Müdürlüğü teknik personellerine çalışmalarından dolayı teşekkür etti.

Devamını Oku...

Gündüz, Vilayetler Birliğinde Katip Üyeliğe seçildi

Vilayetler Birliği 48’inci Olağan Genel Meclis toplantısı Ankara’da gerçekleşti. Yapılan Genel Kurulda Erzincan İl Özel İdaresi’nin üyesi olduğu Vilayetler Birliğinin divan katip üyeliğine ise Otlukbeli İl Genel Meclis Üyesi Recep Gündüz seçildi. Vilayetler Birliği’nin 48. Olağan Genel Meclis toplantısı, Ankara Gölbaşı Vali Galip Demirel Vilayetler Evi’nde yapıldı. İçişleri Bakanlığı Bakan Yardımcısı ve Birlik Başkanı Vali Muhterem İnce başkanlığında yapılan toplantıya, birlik üyesi illerin Valileri ve birlik meclis üyeleri katıldı. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başlayan toplantı, Birlik Başkanı Muhterem İnce’nin konuşmasıyla devam etti. 48. Olağan Genel Meclis Toplantısı gündeminde yer alan maddeler görüşüldü. Toplantı, Birlik Meclisi dilek ve temennilerin görüşülmesiyle sona erdi. Erzincan İl Özel İdaresi’nin üyesi olduğu Vilayetler birliğinin başkanlığına İçişleri Bakanlığı Bakan Yardımcısı ve Birlik Başkanı Vali Muhterem İnce’nin yeniden başkan seçildiği toplantıda Otlukbeli İl Genel Meclis Üyesi Recep Gündüz ise vilayetler birliği divan katip üyeliği ne seçildi. Otlukbeli Meclis Üyesi Recep Gündüz, seçim sonrasında yaptığı açıklamada, kendisine destek veren valilere ve meclis üyelerine teşekkür ederek, Vilayetler Birliği Birlik Katip Üyeliği görevini layığı ile yerine getirmeye gayret göstereceğini belirtti.

Devamını Oku...

FCL sistemi ile farklı eğitim alıyorlar

Erzincan’da üç farkı okulda oluşturulan FCL sistemine uygun sınıflarda altı farklı öğrenme alanında öğrenciler eğitim alıyor. Türkiye genelinde 9 tanesi eğitim vermekte olan ve 3 tanesi de başvuru halinde bulunan toplam 12 FCL (Future Classroom Lab) sınıfından 3 tanesinde Erzincan’da öğrenciler eğitim alıyor. Sınıf içerisinde Öğrenciler kendilerini evlerindeki rahatlığında hissedebilmeleri için özel bir informal alan oluşturulmuş durumda. Bu alanda öğrenciler hem rahatlıkla kitap okuyabilmekte hem de İngilizce etkinlikler yapabilmekteler. Ayrıca yine bu alanda oluşturulan yeşil ekran teknolojisi ile videolar çekerek konuşma becerilerini eğlenceli bir şekilde gerçekleştirebilmekte ve bilgisayar ortamında son teknoloji yazılımlardan yararlanarak video sunumlarını düzenleyebilmekteler. Sınıf da gerektiği zaman grup çalışması yapmak ve gerektiği zamanda bireysel çalışmalar yapabilmek için tasarlanmış esnek masa, sandalyeler kullanılmış. Bu bölümde öğrenciler masalara yerleştirilen tabletler ile DYNED vb. İngilizce yazılımları rahatlıkla kullanabilmekteler. FCL sınıfındaki öğrenim alanları olan üretim, etkileşim, sunum, araştırma, işbirliği ve geliştirme alanlarını öğrencilerin teknolojiye olan ilgisini de kullanarak analiz, sentez, uygulama ve üretim alanlarında yaparak ve yaşayarak öğrenmelerini desteklemekte. Böylece klasik öğrenme yönteminden ayrılarak 21. yüzyılın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde ders ortamı oluşturmak hedefleniyor. Çocukların boş zamanlarında onları yarıştırmadan, sıkmadan, ezbere dayandırmadan; hevesle, istekle okula gelmelerini sağlamak FCL sınıflarının oluşturulmasında ki temel hedef. Erzincan’da açılan FCL sınıfları hakkında bilgi veren Erzincan İl Milli Eğitim Müdürü Aziz Gün: “Farklı bir sınıf oluşturulmuş. Tüm Türkiye’de özellikle 2023 eğitim vizyonu çerçevesinde ana hedefimiz ana gayemiz mutlu çocuklar güçlü Türkiye sloganı ile Ekim ayında 2023 eğitim vizyonunu sayın bakanımız açıkladıktan sonra bizler öğrencilerimizin mutlu olabilecekleri, daha güzel, daha özgün ortamları oluşturmak onların kendilerini ifade edebilecekleri, kendilerini çok rahat hissedebilecekleri, severek, koşarak, isteyerek, arzu ederek gidebilecekleri sınıflar oluşturmayla ilgili yapmış olduğumuz çalışma neticesinde Erzincan’ımızda 3 tane FCL sınıfı açmış olduk. Onlardan birisi Cumhuriyet ortaokulumuzda ki şuan da ki mevcut sınıfımız. Burada özellikle en çok dikkatimizi çeken öğrencilerimizi sürekli aktif olması. Sürekli işin içerisinde bulunması. Üretim noktasında olması. Ve bu ürettiklerini de sunum noktasına kadar 6 ayrı birimde çocukların birlikte çalışmaları, birlikte ortaya bir ürün ortaya çıkarmaları açısından önemli. Bir diğeri de önemli olan mesele öğrencilerin mutlu olması ile birlikte öğretmen arkadaşlarımızın da burada ki bu sınıf hakimiyetini sağlayabilmeleri, çocuklarımıza daha çok verimli olabilmeleri için de öğretmen arkadaşlarımız ve bizlerde kendimizi geliştirmek durumunda ve zorundayız. Bu açıdan kazan kazan hep kazanıyoruz. Ve inşallah ezberci bir yaklaşımdan, yıllardan beridir birbirimizin ensesini görmüş olduğumuz o sınıflardan çocuklarımızın daha farklı sınıflara gelmeleri ilgi ve alakalarını çekme açısından önemli. Tıpkı bir örneğini de Z Kütüphanelerde gördük. Gerçekten çocuklarımız faklı ortamlarda çağın gerektirdiği altyapı donanım dizaynı ile birlikte yapılan yerlerde çocuklar isteyerek gidiyorlar. Severek gidiyorlar. Severek okuyorlar. Severek ortaya bir şeyler çıkarıyorlar. Başta da söylediğim gibi maksadımız güçlü Türkiye ise güçlü Türkiye’nin yolu mutlu öğrencilerden, okula severek koşarak giden öğrenciden geçiyor diyorum. Bu sınıflarda bir nebze değil tamamen buna yönelik yapılan sınıflar. Ve bu konuda bu güzel çalışmalar ilimizde ve ülkemizde artarak devam edecektir” dedi. Erzincan İl Milli Eğitim Müdürlüğü Arge Biriminde Proje Koordinatörü Seda Cengiz, ise proje hakkında; “Bakanlığımızın verdiği görev ile ilimizde FCL (Future Classroom Lab) elçiliğini yürütüyorum. 17 ilimizde toplam elçilik verildi bakanlığımız tarafından biride Erzincan ilimiz. Biz de çalışmalarımızı yürütüyoruz ilde. Okullarımız da tanıtımlar yapıyoruz. Bilgilendirmeler yapıyoruz. Rehberlik ediyoruz. Sınıfların oluşturulması için. Daha sonra sınıflar oluşturulduktan sonra da öğretmenlerimize gerekli eğitimleri vererek bu sınıfların nasıl kullanılacağı konusunda öğretmenlerimizi bilgilendiriyoruz. Burada önemli olan yeni bir ortam renkli bir ortam sunmak değil, önemli olan teknolojiye entegre etmek ve sınıfı öğretmenin oluşturacağı öğrenme senaryolarına göre etkin aktif bir şekilde kullanmak. Renkli sınıflar biliyorsunuz renkli sınıflar esnek sınıflar yıllardır yapılıyor öğretmenlerimiz tarafından ama FCL’nin farkı Brüksel merkezli olarak yürütülmesi, Brüksel merkezli bir proje olarak yürütülmesi. Ve bakanlığımızda 2017 yılından itibaren bu projeye dahil olarak Türkiye’de yaygınlaştırma yapması. Farkı nedir? Burada hem gurup çalışmaları, hemde esnek ortam olduğu için bireysel çalışmalar, ikili çalışmalar yapılabiliyor. En önemli unsuru FCL’nin esnek mobilyaların olması. Esnek ortamların oluşturulması. Öğrenciyi biraz daha özellikle aktif hale getirmesi. Teknolojiyi entegre etmesi. Teknolojiyi öğrencinin aktif bir şekilde kullanması. Bunlar önemli unsurlar. Bu sınıf ortamı öğrenciyi üst seviyelere çektiği gibi öğretmeni de üst seviyelere çekmektedir. Çünkü bu sınıfta öğretmen eğitim almadığı müddetçe, mesleki olarak kendini geliştirmediği sürece, yada teknolojiyi aktif kullanmayı öğrenemediği sürece sınıfları da etkin bir şekilde kullanamaz. O yüzden öğretmeni de bir şekilde ileriye yönlendiren bir sınıf ortamı. / Günümüz bilgi ve teknoloji çağında öğrencilerimiz teknolojiyi doğru kullanmayı öğreniyorlar burada en önemli unsur bu. Çünkü öğrencilerimiz teknoloji ile baş başa kaldıkları zaman nasıl kullanacaklarını bilmiyorlar. Bilinçsiz kullanıcılar oluyorlar. Burada bir eğitim ile birlikte bilinçli kullanıcılar haline geliyorlar” dedi. İngilizce Öğretmeni Çilem Sultan Özcan: “Burada öğrencilerimiz 4 temel beceriyi kullanmaktalar. DYNED gibi Milli eğitimimizin izin verdiği bazı programlar var. Bunları yüklüyoruz daha çok. Burada öğrencilerimiz reading, leson speak becerilerini geliştiriyorlar. Kulaklıkları ve mikrofonları ile birlikte hem konuşuyorlar hem kendi seslerini dinliyorlar. Ve program eğer yanlış telaffuz ettilerse bunun uyarısını veriyor ve çocuklar tekrardan bu telafuzu düzeltiyorlar. Dinleme becerilerini çok iyi geliştiriyor. Sürekli konuşmalarını sağlıyor. Bu programları çok sık kullanıyoruz. Bunun yanı sıra öğrencilerimizin kelime bulmalarını yine tabletleri üzerinden çocuklara programlar yüklüyoruz. Bulmaca programlarımız var. Kendinin oluşturabileceği programlarda var. Kendi oyunlarını kendileri tasarlayabiliyorlar. Bu programlar ile birlikte de çocuklar yine çok doğru bir şekilde çalışıyorlar. Burada. Aynı zaman da informıl alanımız için fortgames adını verdiğimiz adını verdiğimiz yine böyle masaların üzerinde oynanan scrabıl gibi çocukların kemle yazabilecekleri yada dünyayı tanıyabilecekleri, dünyada ki ülkeleri tanıyabilecekleri farklı farklı oyunlarımız var. Aynı zaman da hikaye kitapları okuduklarında bu hikaye kitaplarını yazabilecekleri ve anlatabilecekleri oyun türlerimizde var. Biz buna vansupinetime diyiyoruz. Bu şekilde onları oyunlaştırarak, teknolojiyi kullanarak en doğru, en verimli şekilde, onların mutlu olacağı şekilde isteklerinin doruk noktasına ulaşacağı şekilde onları burada çalıştırıyoruz. Aynı şekilde burada da gösterebiliriz bunu” dedi. İngilizce Öğretmeni Damla Çamlıca Daş: “Burası üretim alanımız. Çocuklar burada teknoloji ile iç içe yaşıyorlar. Kameralarla İngilizce video çekiyorlar. Çektikleri videoların arka fonunu değiştirerek arkadaşlarına sunum yapabiliyorlar. Yan tarafta informıl alanımız var. Burada kendilerini evlerinde gibi çok rahat hissedebiliyorlar. Çok keyif alıyorlar burada. Oyunlar oynuyorlar. Board games oynuyorlar. Öğrendikleri İngilizce kelimelere tekrar edebiliyorlar” dedi. Öğrenciler ise: “Eğitimlerimiz iyi gidiyor. Benim ismim can merhaba dedi. Sınıfımızdan memnunuz çünkü bu sınıfımızda İngilizce öğreniyoruz ve teknolojiyi daha doğru kullanmayı öğreniyoruz” , “İngilizce videolar izleyerek dinleme becerilerimizi geliştiriyoruz. Yeni kelimeler …

Devamını Oku...